ANKİLOZAN SPONDİLİT

ANKİLOZAN SPONDİLİT
  • Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

ANKİLOZAN SPONDİLİT

Ankilozan spondilit (AS) özellikle omurgayı etkileyen kronik, ilerleyici ağrılı, sebebi bilinmeyen romatizmal bir hastalıktır

Genetik yatkınlık AS ‘in bilinen özelliklerindendir. HLA-B27 doku antijeni beyaz ırkta %95,Afrikalı siyahlarda %50 pozitiftir. HLA -B27 pozitif AS ‘li babanın HLA -B27 pozitif olan çocuğunda AS gelişme riski %25 dir. Yani ailede birden fazla AS ‘ li hasta olabilir.
Görülme sıklığı genellikle %0.1-1.4 arasındadır. Genellikle 15-30 yaş arasında başlar,28 yaşında pik yapar.Erkeklerde kadınlara göre 2.5-3 kat fazla görülür. AS’in en erken ve tipik belirtisi ,sakroiliak eklemlerde başlar ve hastalar yer değiştiren gluteal ağrılardan yakınırlar.Aynı zamanda kronik bel ağrısı ve tutukluğu gelişir. Başlangıçta aralıklı olan bu ağrı birkaç ay içinde sürekli olmaya başlar. Bazı hastalarda gluteal ağrı olmadan ,bel bölgesinde ağrı ve tutukluk şeklinde başlangıç görülebilir. AS deki bu inflamatuar bel ağrısının özellikleri önemlidir. Uzamış inaktivite sonrası bel ve sırt ağrıları artar; gece uykudan uyandırabilir. Sabahları bel ve sırt tutukluğu görülür.
Entesit (bağların ve tendonların kemiğe yapıştığı yerlerin inflamasyonu) nedeniyle, Asil tendonunun ve plantar fasianın entesis yerlerinde interkostal kas bağlantılarında iliak kristada, büyük trokanterde ağrı ve duyarlılık saptanır. Bazen hastalık omuz, kalça gibi kök eklemlerden başlar. Kalçalar genellikle bilateral tutulur ve diğer eklem tutuluşlarına kıyasla daha fazla sakat bırakıcıdır.
Hastalık torasik vertabralara ilerlediği zaman; kostovertebra eklemlerin kapanmasına bağlı göğüs ekspansiyonununa zalması, özellikle genç hastalarda önemli bir belirtidir. Yıllar arttıkça tüm omurga hareketleri giderek kısıtlanır ve hasta normal posturunu kaybeder Lomber lordoz azalır, dorsal kifoz artar, göğüs ön duvarı düzleşir , karın öne çıkar ve karın solunumu artar. Torakal vertebraların tutulması veya kostovertebral, kostosternal, sternoklavikular bileşkelerdeki entesit alanları, göğüs ağrısına neden olur.
Akut anterior uveit,asendan aortit, aort kapak yetmezliği ,miyokardial disfonksiyon, IgA nefropatisi gibi iskelet dışı tutululmlar da AS seyri sırasında görülebilir.
Tedavide erken ve doğru tanı ve hastanın bilgilendirilmesi çok önemlidir. Amaç semptomları düzeltmek, posturu, hareketi, göğüs ekspansiyonunu ve periferik eklemleri korumaktır. Egzersizler ;boyun, omuzlar, kalçaların hareket sınırını koruyacak şekilde planlanmalıdır. Göğüs ekspansiyonunu korumak için , derin nefes egzersizleri yapılmalıdır.
Fiziksel tedavi, AS‘in tedavisinde, gelişebilecek sakatlıkları önlemede tek başına çok önemli bir pay almaktadır.AS tanısı konur konmaz, mümkün olduğunca posturu ve hareketi normal sınırlarda tutmak için fizyoterapi başlanmalıdır. Tedavi ve egzersiz devamlı olmalı ,hasta eğitilmelidir. Yatak zemini sert olmalı sigara içilmemeli, travmadan kaçınılmalıdır(omurga osteoporozu).
Medikal tedavide; özellikle hastalığın aktif dönemlerinde olmak üzere steroid olmayan antiinflamatuarlar, sulfasalazin ve özellikle periferik eklem tutulumu olan hastalarda metotreksat, uzman doktor kontrolü altında kullanılan ilaçlardır.

Yorum Yapın